Page 66 - 53
P. 66
Türkiye’nin aday ülke edilmesinin ardından ranti edilemeyeceği, üyeliğin gerçekleşmemesi
Türkiye-AB ilişkilerinde “altın yıllar” döne- durumunda Türkiye’nin AB ilişkilerinin güçlü
mi yaşanmıştır. AB’ye katılım müzakereleri- bir şekilde devam edeceği belirtilmiştir.
ne başlamak için 2000-2006 yılları arasında 2000’lı yılların ilk on yılında ekonomik açıdan
Türkiye’de önemli siyasi reformlar yapılmış- hızla büyüyen Turkiye’nin AB üyeliği önünde
tır. TBMM’de kabul edilen uyum paketleri ve ekonomik bir engel bulunmamaktaydı. Genç
anayasa değişiklikleri ile Milli Güvenlik Ku- nüfusu, sanayisi ve gelişen hizmet sektörüyle
rulu’nun yapısı ve işlevi değiştirilmiş, siyasi Türkiye birçok AB üyesi ülkeyle rekabet edebilir
partilerin kapatılması zorlaştırılmış,temel hak durumdaydı. AB müzakerelerinin başlamasıyla
ve özgürlüklere ilişkin hukuki düzenlemeler Türkiye’ye yönelik yabancı sermaye akışında
güçlendirilmiştir. 2005’te Lüksemburg’da alı- artış yaşanmış ve Türkiye cazip bir yatırım
nan kararla Türkiye ile AB arasında tam üye- merkezi haline gelmişti. Ekonomik açıdan katı-
lik müzakereleri başlatılmış ve müzakerelerin lım müzakelerinde Türkiye AB’ye hazır durum-
usul ve esaslarını belirleyen Müzakere Çerçe- daydı. Ancak 2004 AB Genişlemesiyle Güney
ve Belgesi kabul edilmiştir. Ancak, bu belgede Kıbrıs Rum Yönetimi’nin tüm adayı temsilen
diğer aday ülkelerden farklı olarak Türkiye-AB AB’ye üye olması ile Türkiye-AB ilişkileri siya-
müzakerelerin açık uçlu olacağı, üyeliğin ga- sallaşmaya başlamıştır.Güney Kıbrıs’ın üyeli-
selçukbakış Sayı’53
64

