Page 7 - 53
P. 7
gözü olmadığını kesin bir dille ilan etmesine rağmen; kaçakçılık, göç veya terörizm gibi sorunlar
nedeniyle zaman zaman sınırlarda veya sınır ötesi müdahalelerde bulunmak zorunda kalmıştır.
Hiçbir insanın ana-babasını seçme ve değiştirme imkanı olmadığı gibi bir ülkenin de ne tarihi-
ni ne de üzerinde kurulu olduğu coğrafyayı değiştirme imkânı yoktur. Türkiye olarak coğrafya
ve tarihimiz kadar komşularımızı da kaderimizin bir parçası olarak değerlendirmek; ilişkilerimizi
tarihin ve coğrafyanın ipoteğinden kurtararak; hasmane değil dostane bir çerçeveye oturtmak
zorundayız. İlişkilerimizde negatif unsurlar olarak görünen başta etnik azınlıklarla ilgili konular
olmak üzere; bu günlerde daha çok uğraşmak zorunda olduğumuz göç ve terörizm dahil tüm
sorunlarımızı gözden geçirerek, bu coğrafyayı birlikte paylaşmak zorunda olduğumuz bilinciyle
hareket edip, ilişkilerimizi barışçıl ve stratejik bir temelde yeniden inşa etmek zorundayız. Git-
tikçe artan ekonomik ve ticari ilişkilerimizi daha sağlam ve sürdürülebilir bir zemine oturtmalı;
tarihsel, kültürel ve kimliklerimize ilişkin farklılıkları değil; ortaklıkları ön plana çıkararak, politika
ve ekonomi başta olmak üzere her alanda daha yakın ve daha sıkı işbirliği imkânlarını araştırıp
geliştirmeli; bu coğrafyayı yeniden küresel barış ve güvenliğin merkezi haline getirmeliyiz.
Komşularımızla barışçıl ve stratejik işbirliklerinin geliştirilmesi noktasında üniversitelerimiz baş-
ta gelmek üzere her seviyede eğitim-öğretim kurumlarımıza büyük bir görev düştüğünün de bi-
lincinde hareket etmeliyiz. Bu bağlamda komşu ülke üniversiteleri ile ortak ar-ge programları ya-
pılmalı, ortak konferans ve seminerler yanında ortak derece ve programlar geliştirilmeli, karşılıklı
öğrenci ve öğretim üyesi değişimleri teşvik edilmelidir.
Komşularımızla geliştireceğimiz, karşılıklı menfaatleri dikkate alan yakın, dostane ve stratejik
ilişki ve ortaklıklar bölgedeki tüm ülkeleri ekonomik ve politik olarak bir araya getirirken, böl-
ge sorunlarının çözümüne de katkı sağlayacak ve bölge ülkelerinin tamamında istikrar, barış ve
huzurun inşasına katkı sağlayacaktır. Bu noktaya gelindiğinde de sınırlar ülkeleri ayıran değil
birleştiren birer işaret taşları haline gelecek; her bir sınır, komşulara açılan kapı ve pencerelere
dönüşecektir.
selçukbakış Sayı’53
Prof. Dr. Mustafa ŞAHİN
REKTÖR 5

