Page 7 - SELCUK_BAKIS_54.SAYI
P. 7

geliştirmeye başlamıştır. AB yetkilileri, Avrupa Birliğine üye ülkelerinde yaşanan insan hakları
        ihlallerine yönelik ciddi hiçbir eleştiri de bulunmazken, bu tavır Avrupa’da aşırı sağcı grupları
        cesaretlendirmiştir. Yurdundan olmuş kimsesiz bir mülteciye yönelik işlenmiş insanlık suçunun
        peşine düşecek gereğini yerine getiren yetkili bir kurum da bulunmamaktadır. Avrupa’daki yöne-
        timlerin bu sorunlara dönük gerekli hassasiyeti göstermemesi nedeniyle, ırkçı, aşırı sağ gruplar
        güç kazanmaya başlarmış ve özellikle yabancı ve İslam düşmanlığı gerek hukukun gerekse insan-
        lığın vicdanını fazlasıyla yaralar hâle gelmiştir.
        Türkiye’nin bölgesinde yaşanan işgal ve savaşlara bağlı olarak çoğu Irak ve Suriye’den olmak üzere
        4 milyondan fazla zorunlu göçmen/mülteciyi sırtına alması elbette, başta ekonomi olmak üzere,
        eğitim, sağlık ve toplumsal vb. açılardan birçok sorunu beraberinde getirmiştir.
        İsteyerek ya da istemeyerek gerçekleşen göçler, kendi kültür dünyamız açısından özlemleri, ayrı-
        lıkları ve hasretleri de beraberinde getirmiştir. Almanya’ya giden bir Anadolu gurbetçisin çocuğu
        olarak bu yılların etkilerini en iyi hisseden bir ailenin çocuğuyum. Bir gurbetçimizin dergimizdeki
        bir yazıda anlattığı gibi hikâyeler çoktu: “Almanya şu mesleği alıyor, mesela duvarcı dedi. İyi ama
        ben duvarcı değilim dediysem de kızarak git oğlum başımın belası mısın bana git şurdan bir bonser-
        vis al ve bir mütait ben de duvarcı olarak çalışmıştı deyip mühürlesin, bana getir, dedi.
        Ankara’da bizi muayene ettiler Alman doktorlar ve duvarcı olarak çıktık yola. 3-5 briket ve tuğla ile
        harcı karıp imtihan yaptılar. Bindik Sirkeci’den. Ağlamadık desek yalan olur. Eee, yanındaki herkes
        ağlıyor arkadaş, ben de etkilendim. Trene binenler geriye el salladı ama artık ne söylenirse onu
        yapmaları gerekli idi…”
        Türkiye Cumhuriyeti Devleti, insanlık adına bölgesinde yaşanan tüm sorunlarda göç ve diaspora
        adına dünyaya rol model olmuştur. Türkiye, Rohingya krizinde olduğu gibi TİKA, AFAD, Türk Kızı-
        layı, Diyanet’i ve 200’den fazla STK’sı ile sağlık, gıda, barınma gibi alanlarda önemli rol oynamıştır.
        Ancak Avrupa başta olmak üzere birçok dünya ülkesinin yönetimleri son yıllarda yaşanan sorun-
        larda gerekli hassasiyeti gösterememişler ve medeniyet sınavını kaybetmişlerdir. Dünyanın farklı
        yerlerinde yaşayan göçmenlerimizin, Türk diasporasının yaşamış olduğu birçok  sorun hukuki
        olarak çözüm beklemektedir. Evlerin, ibadethanelerin yakılıp insanların katledildiği bir dünya var.
        Düzensiz göçler önlenmeli, insanlık adına adaletli, refah ve huzur içinde yaşayan toplumlar adına
        çaba gösterilmelidir. Göç kültürüne bağlı toplumların, çeşitli sorunları akademik, kültürel/sanat-
        sal ve sosyal etkinliklerle/çalışmalarla birlikte çözülmelidir.
        Yukarıdaki sebeplerle Selçuk Üniversitesi, daha iyi bir dünya için Bir Dünya Üniversitesi olmanın
        sorumluluğunda, 24.11.2017’tarihinde Uluslararası Göç ve Diaspora Uygulama ve Araştırma Mer-
        kezi’ni, başta Türkiye’de bulunan göçmenler ve diaspora faaliyetleri olmak üzere, dünya genelin-
        deki diaspora faaliyetlerini ve göçmenlerin yerleştikleri ülkelerde yaşadıkları sorunları bilimsel
        açıdan araştıran ve bu sorunlar hakkında siyasi, hukuki ve toplumsal çözüm yolları önermeyi
        amaçlayan uygulamalı bir araştırma merkezi olarak kurmuştur. Merkezimiz, Türkiye ve diğer ül-
        kelerdeki uluslararası göç ve diaspora hareketlerinin sosyal, siyasal, ekonomik ve kültürel boyut-
        ları kapsamında bilimsel araştırma, uygulama, eğitim ve dokümantasyon çalışmalarını yürüt-
        mektedir.
        Merkezimizin misyonu, başta Türkiye olmak üzere, dünya genelinde uluslararası göç ve diaspo-
        ra hareketlerinin sosyal, siyasal, ekonomik ve kültürel boyutları kapsamında bilimsel araştırma,
        uygulama, eğitim ve dokümantasyon çalışmaları yapmak, farklı araştırmacılar, politika yapıcılar,
        uluslararası organizasyonlar ve sivil toplum kuruluşları arasında diyaloglar oluşturmak, uluslara-
        rası göç ve diaspora araştırmalarını geliştirmek ve bu alandaki sorunlara kalıcı ve yapıcı çözümler
        üretebilmektedir. Vizyonu ise, gelecekte göç, göçmenlik, mültecilik, sığınmacılık, diaspora faa-
        liyetleri kapsamında yapacağı bilimsel ve akademik çalışmalar, yayınlayacağı raporlar ile ulus-
        lararası alanda tüm araştırmacıların ve politika yapıcıların referans kabul edeceği, alana dönük
        uzman eğitimci ve nitelikli insan kaynağı yetiştiren bir merkez olmaktır.
        Devlet ve millet olarak Covid-19 salgını ile mücadelede kısa sürede başarılı olacağımıza inanarak,
        bu sayımızın Selçuk Üniversitesi ailesi adına hayırlara vesile olmasını temenni eder, hepinize
        saygı, sevgi ve selamlarımı sunarım.
                                                                                                              selçukbakış Sayı’54



                                                                 Prof. Dr. Mustafa ŞAHİN
                                                                        REKTÖR                           5
   2   3   4   5   6   7   8   9   10   11   12