Page 24 - selçuk bakış 55
P. 24
DOSYAKONUSU
‘İnsanlığın Anlam Arayışı Salgını’ Ne Zaman Başlar?
‘İNSANLIĞIN ANLAM
ARAYIŞI SALGINI’
NE ZAMAN BAŞLAR?
Prof. Dr. Kürşat ALTINBAŞ
Selçuk Üniversitesi Tıp Fakültesi Hastanesi
Beklenmedik anda birden bire ortaya çıkan pek leyen nedir? İki uçtaki davranışlarımızı neye
çok uyaran gibi, malumunuz Covid-19 salgını göre seçiyoruz, nasıl karar veriyoruz?
da hepimizde yoğun bir belirsizlik ve ilişkili İnsan ebeveynlerinden aldığı genetik miras,
endişe duygusu oluşturdu. İnsanın varoluşsal yani mizaç özellikleri (temperament) ile do-
kaygılarından birkaçını birden devreye sokan ğuyor. Bu özellikler, büyüme sırasında kişiye
bir durumdu bu. Yüksek ölümcüllük ve bula- bakım verenlerle etkileşimler sonucu şekille-
şıcılık oranı, insanlığın günümüze kadar şekil- niyor. Adeta bir bilgisayar yazılımının duruma
lendirdiği ekonomik, sosyal ve kültürel tüm dü- ve koşullara özgü güncellemelerle değiştirilme-
zen(sizliğ)i alaşağı eden bir salgın. Şaşkınlık ve si gibi. Özellikle erken çocukluk çağındaki bu
kaygı çoğumuzun ilk tepkisiydi, kimimiz daha etkileşimin biçimi, zihnimizde duygularımızı
cesur! davranıp sorunu yadsıyarak baş etme- belirleyen düşünce kalıplarını şekillendiriyor.
yi deniyordu. Bu yazıyı hazırladığım (Haziran Kuşkusuz bu düşünce işleyişi değişmez değil.
2020) günlerde salgın halen devam etmektey- Ancak erişkinlik döneme doğru daha da sert-
di ve “yeni normal” dönemin ilk haftalarında leşen anlama, öğrenme, düşünme, yorumlama,
gözlem yapmak olanağı bulabildim. Bu süreci, hissetme ve davranma biçimleri esnekliğini
mikro düzeyde insanın içsel açmazlarından kaybediyor. Bu öznel gelişim sürecini etkile-
makro düzeyde toplumsal davranış biçimlerine yen bir diğer önemli etken de çevre. İnsanın
salgın öncesi dönemi de dikkate alarak irdele- içsel dengesini, dış dünya ile ilişkisinde uyum
meye çalışalım.
sağlama becerisi de etkilemekte. İşte bu arka
İnsan, ister Heidegger’in tarifiyle “dünya çölüne plan ile yetişen insanın bulunduğu dönemin,
fırlatılmış yalnız bir varlık” olsun ister Sartre’ın toplum normlarından bağımsız hareket etme
ifadesiyle “kendi kaderine terk edilmiş” olsun, olasılığı azalmakta. Bu nedenle yaşadığımız
özgür doğan bir canlıdır. Özü düalist, yani iki toplumda, dünyada, evrende ortalama toplum
değerliklidir. İyiliklerin ve kötülüklerin en uç normlarının şekillenmesinde bireysel katkıları-
hallerini de bünyesinde barındırabilen bir canlı. mızın yanı sıra sorumluluklarımız da önem ka-
selçukbakış Sayı’55 kate almadan fütursuzca, acımasızca tüketen, dünyaya verdiği zararları tek tek hatırlatmaya
zanmaktadır. Salgın öncesi insanın yaşadığımız
Bir yandan kendisi dışında hiç bir olguyu dik-
sömüren, yok eden... Öte yanda, kendi yaşamını gerek yok sanırım. Savaşlar, iklim krizi, ırkçı-
varlığı... Liste uzadıkça uzuyor, amacım karam-
koruyan... Peki bu eylemlerin farklılığını belir-
22 hiçe sayarak öteki için çabalayan, yardım eden, lık, 21. yüzyılda halen açlıktan ölen insanların

