Page 64 - SELCUK_BAKIS_54.SAYI
P. 64

de arkasından aynı yere girdik. Anladık ki adam  illeri”  derdik  düşünürken.  Korkardık  doğrusu
                                  da bizden korkmuş. Oysa biz onu Türk sanarak  köyden uzaklara gitmeye. Bir gün Ceyhan ad-
                                  konuşmak istiyorduk. Ben Türkçe “Bahnhof ne-  liyesine bir tarla konusu ile ilgili ifade vermeye
                                  rede” diye sordum. Tedirginliği geçti ve gülme-  gitmiştim. Soysalı Köyü‘nden Kör Ali’nin oğlu
                                  ye başladı. Tekrar bizimle dışarı çıkıp bize tarif  Mustafa diye biri yalvarıyordu, “Daha Adana’ya
                                  etmeye çalıştı. Arkadaş da bizim gibi yabancı  gidip pasaport çıkaracağım” diye. Bu kadar ace-
                                  ve Portekizli Antonio imiş. Tabi küçücük şehir  len niye kardeş diye sorduğumda Almanya’ya
                                  ve karşılaşıyorsun. Portekizliyi görünce biz ona   gideceğim, kağıdım çıktı” bu benim için haya-
                                  Bahnhof derdik, o da bizi selamlayıp Bahnhof   ti mesele dedi. Ne alaka der gibi adamın yü-
                                  diye yıllarca gülümsedi.                 züne bakmış olmalıyım ki konuşmaya devam
                                  “PENCEREYİ AÇMADIK KOMÜNİSTLİK           etti. “Alamanya’nın taşı toprağı altınmış. Bizim
                                  BULAŞACAK DİYE”                          köyden 3 sene önce gidenlerin evinin önünde
                                                                           şimdi Fiat marka gıcır gıcır traktör var. Böyle
                                  CUMALİ KOZANOĞLU, (ADANA, 60             şans bir daha elime geçmez hayatta” deyip ne
                                  YAŞINDA)                                 iş yaptığımı sordu. Köyde çiftçiyim deyince iyi
                                                                           ya  Almanya  tam  sana  göre  dedi  ve  ayrıldık.
                                  1970 yılına kadar hep Almanya konusu konu-  Bir kaç hafta o köyden biri ile konuşurken Kör
                                  şulurdu  köylerde  bizim  Çukurova’da.  Filanın   Ali’nin Mustafa diye biri var sizin köyde dedim.
                                  oğlu  gitmiş  ve  mektubunda  şunları  yazmış,   “He yav ona biri vurdu adam ne yaptı etti, so-
                                  veya kardeşlerini de istemiş gibi konular köylü-  nunda Almanya’ya kapağı attı” dedi. Oğlum Cu-
                                  lerin sohbetleri idi. İstesen de istemesen de bu   mali cesaret bul, sen de git, en azından bir gör
                                  sohbetlere kıyıdan köşeden ben de kulak kesilir-  Almanya’yı demeye başladım içten içe. Köyde-
                                  dim. Ama bana göre, uzak, soğuk ve bilinmeyen   ki hayatın içinde, “Sadece iş olunca bir müddet
                                  yerler olduğu için pek dikkatimi çekmezdi doğ-  çalışıp  yılın  300  gününü  kahve  de  geçirmek-
               selçukbakış Sayı’54  geri gelebilmesi kolay mı arkadaş” dediği olur-  tense git bir dene oğlum bu kadar mı korkasın”
                                  rusu. Hatta “Bir Almanya’yı bulabilmesi, bir de
                                                                           demeye başladım kendi kendime.
                                  du kendimce. Almanya’ya işçi alındığını daha

                                  köylerinde.  Ama  “Bizim  nemize  gerek  gavur  hiç hoş karşılanmaz bizim Çukurova’da. Köyün
                 62               çok  şehirden  gelenler  konuşur  Çukurova’nın  Askerlik  dönüşü  hâlâ  babanın  evinde  kalmak
   59   60   61   62   63   64   65   66   67   68   69