Page 63 - SELCUK_BAKIS_54.SAYI
P. 63

kaymakam ne derse onu yapıyorduk. Koopera-  bir de bakıyorsunuz ki koca bir enkaz vardı şeh-
        tifin sekreteri ve Almanya’ya gideceklerin lis-  rin  ortasında.  Firma  temsilcileri  gelip  elimiz-
        tesinin en başına da kendimi yazdım. Muhtar  deki  belgelere  göre  alıp  götürüyorlardı.  Helal
        beni çağırdı ve “Ulen en başa beni yaz bak toka-  olsun Almanlara kimin nereye gideceğini bile
        dı yersin“ dedi. Neyse ben de muhtarda, hatta  ayarlamışlar diye aklımdan geçirirken beni tek
        bizim köyün kooperatifinin listesinden 25 kişi  başıma bizimkilerden ayırıp bir otobüse bindir-
        ilk etapta Almanya, Belçika ve Fransa’ya gittik.  diler.
        Almanya maceramız böyle başladı.
                                                  Würzburg’a  bira  fabrikasına  gidecekmişim.
        Gelişte  bir  alem,  Almanya’ya  köyden  6  kişi  Belki elimde belgelerde yazıyordu ama biz an-
        kara trenlere Sirkeci İstasyonu’ndan bindik. O  lamadığımız için hiç bir şey diyemedik. 3 sa-
        zamana kadar tren gördüm de o kadar büyük  atlik yolculuk sonrası Hofbräu bira fabrikasına
        istasyon  görmemiştim.  Ağlayan,  sızlayan  bir  geldik.  Benden  önce  Türkiye’nin  değişik  böl-
        sürü insan vardı oralarda. O dönemde plak ve  gelerinden 3 kişi daha varmış ve onlar ile çok
        kasetler vard. Dertli Türk müziklerinin konusu  çabuk  kaynaştım.  Güle  oynaya  dalga  geçerek
        ise hep Almanya, gurbet ve uzaklar idi. O ka-  çalışıyoruz ve işler böyle devam ediyordu. Ben
        setlerden de memleket hatırası olarak herkes  geldiğimde Würzburg şehrinde en fazla 6-7 kişi
        alırdı. Doğru sevdiklerinden annenden baban-  vardı  Türkiye’den.  Hafta  sonu  gelsin  de  onlar
        dan ayrılıyorsun ama, kimse seni zorla bir yer-  ile biraraya gelip Türkçe Türkü söyleyelim diye
        lere götürmüyor ki. Fakat bizim neşemiz iyi idi.  cumartesi gününü iple çekerdik. Bir gün siyah
        Bizimkiler arkadaşa sağdık derler Ege’de. Gülü-  saçlı bir adam gördük ve 4 arkadaş yanına doğ-
        şerek sohbet ederek geldik. Tabi hayaller vardı,  ru yaklaştık. Biz yaklaşınca adam uzaklaştı. Bi-
        benimki ise muhtarın tarlasına iyi para vererek  raz daha yürüdük, adam da ileri doğru gitti. Biz
        almaktı. Hangi ülkeleri kaç saatte geçtik bilmi-  biraz yaklaşınca adam ilerliyordu. Sanki adam
        yorum ama, 13 Aralık 1972 günü Münih istas-  bizimle konuşmak istemiyordu. Biz tabi kendi
        yonuna geldik. Türkiye trenleri her hafta salı ve  aramızda Türkçe gülüşerek konuşuyorduk. Biz
        cuma  günleri  haftada  iki  defa  gelirdi  Alman-  adamı Türk sandık ve şehrin tren istasyonunu
        ya’ya. Bizim illerden çok değişik ve koca koca  soracaktık. Biz yaklaştıkça o uzaklaşıyordu. So-
        binaları  ve  sarayları  vardı  Almanya’nın.  Ama  nunda bir restorana girdi ve 3 dakika sonra biz
































                                                                                                              selçukbakış Sayı’54





                                                                                                         61
   58   59   60   61   62   63   64   65   66   67   68