Page 61 - SELCUK_BAKIS_54.SAYI
P. 61

şehirlerinde 60’lı yıllardaki Türk Göçü’nü özel  manya’nın bir göçmen ya da yabancılar yasası
        olarak dinlemek istedik. Zaman zaman gözyaş-  filan yoktu o yıllarda.
        ları içinde anlattıkları ile o dönemleri yaşadık-  Karadenizin sefil köylerindeydik. Askerliği yap-
        ları kesindi. Göç öncesi Anadolu, göç yolunda   tık ama iş olmadığından kimse kız vermez sana
        yaşananlar ve dönemin Almanya’sı ile ilgili an-  derdi annem. Hakikaten öyle oldu ve askerlik
        lattıklarından satırlara dökebildiklerimizi sizin-  dönüşü 3 yıl kahvede pinekledim. Abim gel de-
        le paylaşıyoruz…                          diği  halde  ben  gavur  diyarına  gitmem  dedim
        YUSUF KARACA                              hep. Kendisi 1954 yılında turist olarak gitti ve
                                                  sonra orada iyi kazanmaya başladığını söyleyen
        (72 YAŞINDA, RİZELİ)                      mektupları gelirdi ara sıra. 1959 yılının Ağustos
                                                  ayında abim bir araba ile Trabzon’a geldi. Hava-
        Almanya’ya ilk gelenlerdenim. Benim geldiğim
        dönemde  Türkiye  ile  Almanya  arasında  işçi   sı o biçim ve habire arabasını siliyordu hava ol-
                                                  sun diye. Bizim köyde otomobil yoktu ve sade-
        anlaşması filan yoktur daha. Yani ben Alman-  ce Çayeli’ne gidince görürdük. Abimin otomobil
        ya’ya  işçilerin  gelmesinden  önce  adım  attım.   kullandığını gören tüm köylü bizim eve geldi
        Abim  Almanya’ya  turist  olarak  gelip  burada   ve  köy  belki  bir  hafta  abimin  otomobilinden
        kalmıştı.  Yardımcı  işçiye  ihtiyacı  olan  ve  en-  ve  zengin  olduğundan  bahsetti  köyün  kahve-
        kazın kaldırılmasının çok önemli olduğu yılları   sinde. Bana sürekli “Haydi seni de Almanya’ya
        idi Almanya’nın 1950 ortaları.  Bir öğrenci veya   istek yapayım” diyen abimin arabasını görünce
        turist Almanya’da çalışabilirdi, çünkü çalıştıra-  fikrim  değişmeye  başladı.  En  azından  abimin
        cak adamları yoktu. O yıllarda bir Türk Alman-  arabasından bir tane de benim olur havasında
        ya’da ise çalıştığı işyerinin sahibi, ustası ya da   idim. Bir eşeğimin bile olmadığı dağ köyünden
        vardiya şefi ailesinde başka çalışkan insan olup   Almanya’ya gidip bir arabam olmasının hayali
        olmadığını sorardı. Akraban senin ismini verir   bile beni cezbetmeye başlamıştı. Abime usul-
        ve firma sana gelip bende çalış manasında bir  ca sokuldum ve beni de götürmesini söyledim.
        mektup  gönderirse  sen  elini  kolunu  sallaya-  Benden çok o sevinince tabi çok hoşuma gitti.       selçukbakış Sayı’54
        rak çıkıp gelebilirdin Almanya’ya. Firma senin  Artık iki kardeşlik hayallerimiz var demişti an-
        oturma ve çalışma izinlerini halleder ve sen ça-  nem ve babamın yanında. hayatımın en önemli
        lışmaya başlardın. Şimdiki gibi sanıyorum Al-  kararını verdiğimi o an anlamıştım.               59
   56   57   58   59   60   61   62   63   64   65   66