Page 38 - 53
P. 38
DOSYAKONUSU
Türk-Ermeni İlişkilerinin Tarihi Seyri
TÜRK-ERMENİ
İLİŞKİLERİNİN
TARİHİ SEYRİ
Pof. Dr. Ferudun ATA
Selçuk Üniversitesi Edebiyat Fakültesi Tarih Bölümü
Ermeniler Ortadoğu’nun kuzeyinde, özellikle 1071 Malazgirt zaferinden sonra Bizans’ın yeni-
Doğu ve Güneydoğu Anadolu’da, Kafkaslarda lip Anadolu’nun Türk vatanı haline gelmesiyle
ve İran’ın kuzeyinde yaşamış topluluklardandır. birlikte Ermeniler Türk idaresini benimsemede
M.S. 5-8. Yüzyıllar arasında bu bölgelerde önce zorluk çekmemiş, Bizans döneminde mezhep
İran ve Bizans, İslâm fetihleri başlayınca da 7. farklılığı dolayısıyla gördükleri baskıyı Türk
Yüzyıldan itibaren Arap hakimiyetini kabul et- idarelerinde hissetmemişlerdir. Haçlı seferle-
mek zorunda kalmışlardır. Ermenilerin bu yüz- ri sırasında zaman zaman haçlı kuvvetleriyle
yıllarda siyasi birlikten mahrum oluşları kendi işbirliği yapmış olmalarına rağmen, Selçuklu
aralarında sürekli mücadeleler yapmalarına yol Sultanları yine de Ermenilere adil davranmış,
açmış, bunun sonucu olarak mevcut krallıkları Ermeniler Selçuklu Sultanlarının kendilerine
zayıflayıp tekrar Bizans kontrolüne girmişler- karşı hoşgörülü yaklaşımları sebebiyle onları
dir. Dolayısıyla Türkler bu bölgeye gelmeye iyi kalpli olarak anmışlardır.
1
başladığı zaman Ermeniler, Bizans kontrolü ve 3 Türklerin İstanbul’u fethetmesinden sonra İs-
nüfuzu altında feodal ve küçük krallıklar halin- tanbul’un kapıları sadece Türklere değil Erme-
de yaşamaktaydılar. nilere de açılmış ve bu şehirde her açıdan rahat
Türklerle Ermenilerin ilk temasları, 11. Yüzyı- bir hayat yaşamaya başlamışlardır. Fatih Sul-
lın başından itibaren Selçuklu Türklerinin Doğu tan Mehmet Ortaçağ’ın mutaassıp zihniyetine
Anadolu’ya yaptıkları seferler sırasında gerçek- takılmayıp diğer Hıristiyanlarla beraber Erme-
leşmiştir. Horasan ve Azerbaycan üzerinden nileri de himaye etmiştir. Anadolu vilayetlerin-
Doğu Anadolu’ya gelen Çağrı Bey, Van Gölü den birçok Ermeni aileyi İstanbul’a getirterek
çevresinde Ermeni kuvvetleriyle çarpışmış ve burada nüfuslarının çoğalmasına imkan tanı-
bozguna uğratmıştır. O zamana kadar hiç Türk mıştır. 1461 yılında İstanbul’da Rum Patrik-
askeriyle karşılaşmamış olan Ermeniler; “mız- liğine ilaveten bir de Ermeni Patrikhanesinin
rak, ok ve yaylı, beli kemerli, uzun ve örülü açılmasını sağlayarak dinî ve idarî açıdan de-
saçlı, adeta rüzgâr gibi uçan Türk atlıları ğer atfetmiştir. Avrupa’da “Azınlıklar Hukuku”
karşısında” son derece korkmuşlardır. denilen bir kavramın olmadığı bir dönemde
2
Fatih’in aldığı bu karar, Türk idare anlayışının
selçukbakış Sayı’53 1 Esat Uras, Tarihte Ermeniler ve Ermeni Meselesi, olumlu bir göstergesi olarak değerlendirilmiş-
İstanbul 1976, s.76-77.
Ali Sevim, “Büyük Selçuklu İmparatorluğu döne-
2
3
Mehmet Ersan, “Türk Yönetim Tarzı, Ermenilerin
Türk İdaresini Kabulü ve Kendilerine Tanınan Haklar”,
minde Selçuklu-Ermeni İlişkileri”, Tarih Boyunca Türklerin
36 Ermeni Toplumu ile İlişkileri Sempozyumu, Erzurum 1984, Uluslararası Türk-Emeni İlişkileri Sempozyumu, 24-25
Mayıs 2001, Bildiriler, İstanbul 2001, s. 8-10.
s. 68-70.

