Page 39 - 53
P. 39
tir. Fatih’in Müslüman olmayanlara karşı takip lere getirilmişlerdir. Devlet, darphane ve barut-
ettiği hoşgörülü politika, daha sonra gelen pa- hane gibi hassas görevlere bile Ermenileri tayin
dişahlar tarafından da takip edilmiş, bu saye- etmekte tereddüt etmemiştir. Saray ve devlet
de Ermenilerin yüzyıllar içinde hem nüfusları tabipleri Ermeni idi. Kuyumculuk ve sarraflık
hem de nüfuzları artmıştır. bunların elinde idi. 1850 yıllarında bir İngiliz
diplomat; Türkiye’nin en zengini ve ticareti se-
Ermeniler sadece devleti yönetenlerden değil ven milletinin Ermeniler olduğunu belirtir. I.
halktan da büyük itimat ve destek görmüş- Meşrutiyet meclisinde 9 tane Ermeni mebus
lerdir. Ermenilerle Türkler, birçok âdet ve huy vardı. Meclis-i Mebusan’ın ikinci başkanı Erme-
bakımından birbiri ile ayırt edemeyecek ölçüde ni Ohannes Efendi’dir. II. Abdülhamit dönemin-
kaynaşmışlar, Ermeniler Türk kültürünü be- de Hazine-i Hassa denilen Osmanlı Maliyesinin
nimsemede hiç zorluk çekmemişlerdir. Hatta başında, Agop Kazazyan Paşa, Mikael Portukal
Anadolu’daki köylerden çalışmak amacıyla bir Paşa ve Sakız Ohannes Paşa adlı üç Ermeni
başka yere giderken Ermeni ve Türkler çoluk arka arkaya 25 yıl boyunca görev yapmışlardır.
çocuklarını birbirlerine emanet etmekte her- Keza 1908’de Narodakyan Efendi Dışişleri Ba-
hangi bir endişe duymamışlardır. kanı, Posta ve Telgraf Bakanı 1910’da Ohannes
Türk idarelerinin ve halkının Ermenilere gös- Efendi’dir. Özellikle Rumların isyan edip, Yuna-
termiş olduğu engin hoşgörü ve destek sayesin- nistan’ın bağımsız olmasından sonra, Dışişleri
de Ermeniler ekonomik, sosyal ve kültürel yön- bakanlığındaki Rumların bıraktığı tercümanlık,
den gittikçe güçlenmişler, gelişmişler ve sahip müşavirlik gibi hizmetleri Ermeniler üstlen-
oldukları çeşitli meziyetleri sayesinde toplum mişler ve kendilerine “millet-i sadıka” denilmiş-
içinde önemli bir yer edinmişlerdir. Çünkü us- tir. Görüldüğü üzere, Osmanlı Devleti’nin Erme-
talık, sarraflık, mimarlık gibi alanlarda oldukça nilere yönelik herhangi bir art niyeti olması bir
başarılı idiler. Bu yüzden de Türklerin aksi- tarafa, bilakis devletten ve halktan himaye ve
ne, Osmanlı toplumu içinde zengin bir zümre destek gördükleri için varlıklarını, kültürlerini
oluşturmuşlardır. Hatta Ermeniler, sosyal ve yüzyıllar boyunca korumuşlardır.
ekonomik statülerinin sürekli yükselmesi se- Ancak Osmanlı Devleti’nin 17.Yüzyılın sonla-
bebiyle, 17. Yüzyıla geldikleri zaman ulaştıkları rından itibaren eski gücünü koruyamaması,
zirveyi, kendi tabirleri ile “altın dönem” olarak büyük devletlerin birtakım gizli planlarının selçukbakış Sayı’53
adlandırmışlardır. 1753-1853 yılları arasında devreye sokulmasını hızlandırmıştır. Asırlardır
ulaştıkları ekonomik gücün yanı sıra, devletin Osmanlı Devleti üzerinde emperyalist emeller
değişik kademelerinde de önemli memuriyet- besleyen Fransa, Rusya ve İngiltere kendi men- 37

