Page 41 - 53
P. 41
ni meselesini ilk defa siyasî olarak gündeme duğu Rus-İran savaşları sonrasında atılmıştır.
sokanlar yine Ermeni din adamları olmuştur. 1826 yılında yapılan bu savaşı Ermenilerin de
1877-1878 Osmanlı-Rus Harbinde Ruslar bu- yardım ettiği Ruslar kazanmış, iki devlet ara-
günkü Yeşilköy’e geldikleri zaman, Patrik Ner- sında 1828 yılında yapılan Türkmençayı ant-
ses Rusya Başkumandanına başvurarak, im- laşmasıyla aslında bir Türk şehri olan Revan
zalanan Ayestafanos Antlaşmasına Ermeniler Rusların eline geçmiştir. Bu antlaşmadan sonra
lehine bazı maddeler koydurarak, Rusya’nın Rusya, İran’dan ve Doğu Anadolu’dan yüz bin-
himayesini sağlamaya çalışmıştır. Daha sonra leri aşan Ermeni nüfusunu Revan’a taşıyarak
aynı maddeler, İngiltere’nin de dahil olduğu bugünkü Erivan’ın temellerini atmıştır. Böylece
1878 tarihli Berlin Antlaşmasına girince, Er- Erivan, bir yandan Rusların Osmanlı ile olan
meni meselesi ilk defa uluslar arası bir mahiyet mücadelesinde önemli bir tampon bölge hali-
kazanmıştır. Bundan sonra seslerini dünyaya ne geldiği gibi bir yandan da Ermeniler gerek
duyurmak için kanlı eylemler dahil hiçbir fa- Batı’ya karşı gerekse Osmanlıya karşı doğal bir
aliyetten geri kalmayacaklardır. Nitekim Patrik maşa olmuşlardır.
Nerses, İngiliz elçisi Sir Eliot’a; “Avrupa devlet- Öte yandan, büyük devletlerin emperyalist
lerinin dikkatini çekmek için gerekiyorsa ih- düşüncelerle üçlü ittifak ve üçlü itilâf diye iki
tilâl, isyan çıkartmalarının hiç zor olmayaca- bloğa ayrıldığı ve dünya savaşının ayak sesle-
ğını” söylemek suretiyle bağımsızlık yolundaki rinin duyulmaya başladığı yıllarda Ermenile-
metotlarının nasıl olacağını erken bir tarihte rin önemli bir kısmı gerek Kafkaslarda gerekse
açıkça ifade etmiştir.
Anadolu’da iç ve dış kışkırtmalar sonucu safla-
Bundan sonra bir taraftan İngiltere, diğer taraf- rını çoktan belli etmişlerdi. Emellerine ulaşmak
tan Rusya, Fransa ve nispeten Amerikalıların için Meşrutiyetin ikinci kez ilan edilmesi (1908)
desteklediği Ermeni çetecileri daha cüretkâr yönündeki çabalar, Adana’daki 1909 yılında ya-
davranıp, Türkleri sistemli bir biçimde yok et- şanan büyük ayaklanma ve Balkan savaşların-
mek için Anadolu’nun her yerinde kurdukları dan alınan kötü sonuçlar, Ermenilerin hiç bit-
çeteler vasıtasıyla büyük bir terör havası esti- meyen komitacılık, casusluk ve katliamlarına
receklerdir. Bu amaçla 1887’de İsviçre’de Hın- daha da hız vermelerine yol açmıştır. Özellikle
çak, 1890’da da Kafkasya’da Taşnak Komiteleri savaşın hemen arifesinde Ruslarla yaptıkları
kurarak daha organize bir şekilde bağımsız Er- gizli görüşmeler sonrasında başlattıkları katli-
menistan yolunda mensup oldukları kendi dev- amların önüne bir türlü geçilemiyordu.
letleriyle mücadeleye girişecekleredir.
Osmanlı Devletinin istemediği bir zamanda
Ermeni meselesi, Osmanlı-Rus Savaşı’ndan girdiği savaş ve bunun sonucunda Rusların Do-
(1877-1878) sonra uluslararası bir hüviyet ğuda Türk topraklarında ilerlemeleri, Ermeni-
kazanmış olmakla beraber, 20.yüzyıl başların- lere bekledikleri fırsatı doğurmuş, her taraftan
da kurulan bugünkü Ermenistan’ın temelleri, saldırıya geçmişlerdir. Osmanlı yöneticilerinin
yaklaşık yüz yıl önce Rusya’nın sıcak denizlere onca uyarılarına rağmen Ruslarla ve diğer dev-
ulaşma noktasında önemli bir mesafe almış ol- letlerle işbirliğini sürdürmüşler, devletin Ça-
selçukbakış Sayı’53
39

